Liman hakkında son dönemdeki gelişmeler, Antalya gündemini meşgul eden başlıca konular arasında yer alıyor. Ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarıyla olayın arka planına bakıyor, şehrin beklentilerini değerlendiriyoruz.

Limanlar küresel ekonomi için son derece önemlidir. Bu nedenle limanlar aynı zamanda malların ve ilgili hizmetlerin işlenmesi ve elleçlenmesi için işgücü sağlayan yoğun nüfuslu yerleşim yerleridir. Değer olarak küresel mal ticaretinin %70'i bir limandan geçmektedir. Bugün liman gelişimindeki en büyük büyüme Asya'da yaşanıyor. Kıta, Singapur ve Çin'in Şanghay Limanı ve Ningbo-Zhoushan Limanı gibi dünyanın en büyük ve en yoğun limanlarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. 2020 yılı itibarıyla Avrupa'nın en yoğun yolcu limanı Finlandiya'nın Helsinki Limanı'dır. Bununla birlikte, yalnızca yerel turizme veya balıkçılık endüstrilerine hizmet edebilecek sayısız küçük liman mevcuttur.

Özellikle Demiryolu ve kara yolu çıkış yerleriyle kesişir. Ekonomik olarak gelişmiş yerlerde kuruludur. Liman trafiğinde akaryakıt, özellikle petrol trafiği büyük yer tutar. Genel liman ve özel liman olarak ikiye ayrılır. Genel limanlar her tür yük trafiğine açıktır. Yapı olarak ise limanlar doğal koylarda veya dalgakıranla korunan kıyılardakiler, akarsu ve göl limanlarıdır. Özel limanlar belirli maddelere özgüdür. Türlere göre yükleme boşaltma tesisleri de değişiklik gösterir.

Antalya kaş
Antalya kaş

Liman; gemi, tekne gibi deniz araçlarının park yeri, gemilerin konteyner ve kargolarını boşaltıp yüklediği ticaret merkezi, vinç barındıran ve genellikle gümrük de bulunduran mekanlardır.

Limanların yerel ekolojiler ve su yolları üzerinde, en önemlisi de su kalitesi üzerinde tarama, dökülme ve diğer kirliliklerden kaynaklanabilecek geniş bir çevresel etkisi olabilir. Limanlar, çoğu liman altyapısının deniz seviyesinin yükselmesine ve kıyı taşkınlarına karşı son derece savunmasız olması nedeniyle, iklim değişikliğinin neden olduğu değişen çevresel faktörlerden ağır bir şekilde etkilenmektedir. Uluslararası düzeyde, küresel limanlar, kıyı yönetimi uygulamalarını iyileştirmenin ve iklim değişikliğine uyum uygulamalarını kendi inşaatlarına entegre etmenin yollarını belirlemeye başlıyor.

Antalya İçin Öne Çıkan Detaylar

Öne çıkan bilgilere göre, denizin üzerindeki yüzen adalara en tanınmış örnek: Sargassum Yüzen Adası'dır. Kuzey Atlantik’in ortasında akıntılar nedeniyle Sargassum denilen bir cins su yosununun birikmesi sonucu oluş olup Kristof Kolomb tarafından bulunmuştur. Bugün deniz biyologlarınca çok ilginç bulunmakta ve yüzen bir hayvanat bahçesi olarak değerlendirilmektedir. Sargassum'un kolları arasında her cins balık, küçük yengeçler, karidesler ve binlerce çeşit küçük canlı yaşamını sürdürür. Su yosunlarından oluşan bir başka yüzen ada da Pasifik'te Kaliforniya açıklarında bulunmaktadır. Tarihsel veriler ışığında, macrocystis adlı dev su yosunundan endüstride çok kullanılan ‘algin’ adlı bir madde çıkarılır.

Tipik örnekleri: Aleut Adaları ve Kuril Adalarıdır. Ama Tonga, Kermadec ve Mariana Adaları ise bu oluşumdan farklı olarak iki dilim arasında yer almaktadırlar.

Üretim faktörleri'nin optimum bileşimlerinin bozulması, bazı mallarda nadirlik rantı yaratır (nadirlik rantı bir malın piyasada az olması ve mala olan talebin çok olmasından dolayı fiyatının maliyetinden yüksek olmasından dolayı elde dilen kârdır).

Deniz,Antalya,,Liman
Deniz,Antalya,,Liman

Ölümünden kısa bir süre önce Smith, neredeyse bütün yayımlanmamış yazılarını yok etmişti. Sanıldığı kadarıyla, son yıllarında iki büyük tez üzerinde çalışıyordu; bir tanesi hukuk teorisi ve tarihi, diğeri de bilim ve sanat hakkında. Ölümünden sonra, 1795'te yayımlanan Essays on Philosophical Subjects muhtemelen ikinci tezinin bir kısmını kapsamaktadır.

Kaynaklara göre, çalışma büyük oranda Lewis Henry Morgan'ın Eski Toplum isimli eserine dayanıyordu. Morgan'ın başlıca tezi tek-eşli aile biçiminin ortaya çıkışıyla özel mülkiyet arasında bir paralellik bulunduğuydu. Engels sadece Morgan'ın tezini almakla kalmıyor kendi tarih tezinin ana çizgilerini de Morgan'ın eserine dayandırıyordu.

Bununla birlikte kitap sosyalist rejimlerde kadınların toplumsal üretime katılması için temel kaynaklardan biri olurken, insanlığın dönemlerini üretim aracı üzerinden belirleyen antropolojik yaklaşımıyla marksist antropolojinin de temellerini atmıştır.

Yerel Bakış Açısı

Günün sonunda Antalya ve çevresi, bu gelişmelerle birlikte daha görünür bir rol üstlenme potansiyeli taşıyor. Okuyucularımıza önerimiz; konunun farklı boyutlarını kendi perspektiflerinden değerlendirmeleri ve yerel kaynakları takipte kalmalarıdır.

Liman başlığı, Antalya için sadece bir gündem maddesi değil, aynı zamanda şehrin vizyonunu da yansıtan bir göstergedir. Bu tarz gelişmelerin toplumsal ve ekonomik yansımaları uzun vadede kendini gösterecektir.

Limanlar küresel ekonomi için son derece önemlidir. Değer olarak küresel mal ticaretinin %70'i bir limandan geçmektedir. Bu nedenle limanlar aynı zamanda malların ve ilgili hizmetlerin işlenmesi ve elleçlenmesi için işgücü sağlayan yoğun nüfuslu yerleşim yerleridir. Bugün liman gelişimindeki en büyük büyüme Asya'da yaşanıyor. Kıta, Singapur ve Çin'in Şanghay Limanı ve Ningbo-Zhoushan Limanı gibi dünyanın en büyük ve en yoğun limanlarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. 2020 yılı itibarıyla Avrupa'nın en yoğun yolcu limanı Finlandiya'nın Helsinki Limanı'dır. Bununla birlikte, yalnızca yerel turizme veya balıkçılık endüstrilerine hizmet edebilecek sayısız küçük liman mevcuttur.

Tarihsel veriler ışığında, özellikle Demiryolu ve kara yolu çıkış yerleriyle kesişir. Ekonomik olarak gelişmiş yerlerde kuruludur. Liman trafiğinde akaryakıt, özellikle petrol trafiği büyük yer tutar. Genel liman ve özel liman olarak ikiye ayrılır. Genel limanlar her tür yük trafiğine açıktır. Yapı olarak ise limanlar doğal koylarda veya dalgakıranla korunan kıyılardakiler, akarsu ve göl limanlarıdır. Kayıtlara bakıldığında, özel limanlar belirli maddelere özgüdür. Türlere göre yükleme boşaltma tesisleri de değişiklik gösterir.

Liman; gemi, tekne gibi deniz araçlarının park yeri, gemilerin konteyner ve kargolarını boşaltıp yüklediği ticaret merkezi, vinç barındıran ve genellikle gümrük de bulunduran mekanlardır.

Limanların yerel ekolojiler ve su yolları üzerinde, en önemlisi de su kalitesi üzerinde tarama, dökülme ve diğer kirliliklerden kaynaklanabilecek geniş bir çevresel etkisi olabilir. Limanlar, çoğu liman altyapısının deniz seviyesinin yükselmesine ve kıyı taşkınlarına karşı son derece savunmasız olması nedeniyle, iklim değişikliğinin neden olduğu değişen çevresel faktörlerden ağır bir şekilde etkilenmektedir. Uluslararası düzeyde, küresel limanlar, kıyı yönetimi uygulamalarını iyileştirmenin ve iklim değişikliğine uyum uygulamalarını kendi inşaatlarına entegre etmenin yollarını belirlemeye başlıyor.

Ada, çevresi bütünüyle sularla çevrili kara parçasına verilen addır. Yeryüzündeki adaların bütünü on milyon kilometrekarelik bir yer kaplar. Adalar, tek tek olabileceği gibi, gruplar halinde de olabilir. Bu şekildeki adalara “takımada” adı verilir. Yarımada ise suyla çevrili, ancak bir tarafından ana kara parçasına bağlı bulunan coğrafi şekildir.

Yer bilimi açısından adalar, kıtasal adalar ve okyanus adaları olmak üzere temelde ikiye ayrılır. Yüzen adalar ise yeni bir yer bilimi konusudur.

Kıtasal adalar, komşu kıta kütlelerinin bir uzantısıdırlar. Tektonik hareketler, kara kütlesinin yer değişmesi sonucu komşu kıtadan ayrılarak ya da denizin ya da karanın yer bilim zamanlarındaki alçalması ya da yükselmesiyle oluşurlar. Örneğin Madagaskar Adası; birinci zamanda “Avustralya-Hint-Madagaskar” kıtasının bir parçasıdır; kara kütlesinin yer değiştirmesi sonucu oluşmuştur.

Adam Smith FRSA (/ˈædəm smɪθ/; y. 16 Haziran [E.U. 5 Haziran] 1723 – 17 Temmuz 1790), "Ekonominin Babası" ve "Kapitalizmin Babası" olarak anılan İskoç ekonomist, ahlak filozofu, politik ekonominin öncüsü ve İskoç Aydınlanması sırasındaki önemli bir figürdü.

Smith, Ahlaki Duygular Teorisi (İngilizce: The Theory of Moral Sentiments) (1759) ve Yaratılışın Sorgulanması ve Ulusların Zenginliğinin Nedenleri (İngilizce: An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations) (1776) adlarında iki klasik eser yazdı. Kısaca Ulusların Zenginliği olarak bilinen ikinci kitabının, Smith'in başyapıtı ve ilk modern ekonomi çalışması olduğu düşünülür. Adam Smith bu eserinde mutlak üstünlükler teorisini öne sürmüştür.

Genellikle etik problemleri üzerine filozofluk yapması nedeniyle ekonomik açıklamalarında asıl işinin etkileri yoğun görülür. Ekonomide ve doğal olaylarda bir düzen olduğunu ve bunun gözlem ve ahlâk hissi ile tespit edilebileceğini söyler.

Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni (Almanca orijinal adı: Der Ursprung der Familie, des Privateigentums und des Staats) Friedrich Engels'in 1884 yılında yazdığı ve devletin kökenini ve insanlık tarihinin ilk dönemlerini incelediği kitabı.

Çalışma büyük oranda Lewis Henry Morgan'ın Eski Toplum isimli eserine dayanıyordu. Morgan'ın başlıca tezi tek-eşli aile biçiminin ortaya çıkışıyla özel mülkiyet arasında bir paralellik bulunduğuydu. Engels sadece Morgan'ın tezini almakla kalmıyor kendi tarih tezinin ana çizgilerini de Morgan'ın eserine dayandırıyordu.

Engels'e göre eski toplumlar ana-soycuydular. Çünkü tek-eşliliğin olmadığı bir toplumda soy anneye göre belirlenmek zorundaydı. Baba-soycu akrabalık kavramı, özel mülkiyetin ve miras hukukunun doğmasıyla ortaya çıkmıştı. Çağdaş tek-eşliliğin ortaya çıkışı, miras sorunuyla ilgiliydi. Mülkiyet Engels'e göre kadının erkeğe bağımlılığının devam ettiği ve bir tür "fahişelik" olan burjuva evliliği ile, eşitlikçi işçi sınıfı evliliği arasındaki temel ayırıcıydı.