Türkiye'nin önemli merkezlerinden Antalya, güncel gelişmelere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Son haftalarda Balıkçılık konusu, okuyucularımızın en çok takip ettiği başlıklardan biri oldu. Aşağıda konunun tüm yönlerini mercek altına alıyoruz.

Araştırmalar gösteriyor ki, balıkçılık, çeşitli amaçlarla doğal ya da suni su ortamlarında balıkların ve diğer deniz canlılarının çeşitli yöntemlerle avlanması ya da yetiştirilmesidir. Balığın yanı sıra midye, karides, ıstakoz, pavurya, istiridye ve ahtapotun hatta balina gibi deniz memelilerinin avlanması da balıkçılık kapsamına girer. Gölet, havuz ya da denizlerdeki suni tesislerde balık ve diğer deniz hayvanlarının üretilmesi de balıkçılığın bir parçasıdır. Amatör balıkçılık, ticari balıkçılık, zanaatkar balıkçılık, yasadışı balıkçılık, rekreasyonel balıkçılık, kültür balıkçılığı gibi balıkçılık yöntemleri bulunur.

Deniz balıklarını avlamada kullanılan en eski yöntemlerden biri de dalyandır. Bu yöntem ilkçağlardan beri kullanılmıştır. Yakın tarihe kadar İstanbul'da Fenerbahçe ve Beykoz gibi pek çok yerde dalyanlar kurulurdu. Bu yöntemde, kıyıya yakın yerlerde ağla çevrili havuzlar oluşturulur. Havuzların ağzı açık bırakılır ve dalyanın içine balık girdiğinde ağız kısmı başka bir ağla kapatılır. Dalyandaki balıklar başka bir ağla toplanarak tekneye alınır.

Milliyet 1930 mart 6.pdf
Milliyet 1930 mart 6.pdf

Bazı dip balıklarını avlamada kullanılan yöntemlerden biri de paraketedir. Kalın bir misina (olta ipi) olan paraketenin üzerinde aralıklı olarak dizilmiş 1.000'e yakın yemli iğne bulunur. Avlanma sırasında zoka parakete deniz dibine bırakılır ve yeri şamandıralarla belirlenir. Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır. Orkinos gibi bazı yüzey balıkları ise şamandıralara bağlanan su üstü paraketeleriyle yakalanır.

Her sene 1 trilyondan fazla balık insanların tüketimi için öldürülür. Darbeli ve elektrikli sersemletme gibi bazı nispeten daha insancıl kesim yöntemleri geliştirilmiş olsa da çoğu kez balık hasadı için açık havada boğma, karbondioksit ile sersemletme veya buzlu soğutma gibi balık refahı için ideal olmayabilen yöntemler tercih edilmeye devam etmektedir.

Dip balıklarının yakalanmasında çevirme ağları da kullanılır. Bu avlanma biçiminde önce balığın yoğun olduğu bölge ağlarla çevrilir, sonra balıklar ağın torba biçimindeki bölümüne doğru sürülür.

Milliyet 1930 tesrinievvel 17.pdf
Milliyet 1930 tesrinievvel 17.pdf

Pratik Öneriler ve Notlar

Demiryolları taşımacılığının başlamasıyla gelen sanayi devrimiyle beraber birçok ülkede kentleşme hareketleri başlamıştır ve dünyadaki birçok büyük şehrin nüfusu, bu dönemde bir milyonun üstüne çıkmıştır. Bunda tıp alanındaki gelişmeler de etkili olmuştur. Dünyanın kalan keşfedilmemiş bölgeleri (Antarktika ve Arktika'nın ulaşılması zor yerleri hariç) keşfedilmiştir ve 1890larda dünyanın hassas ve detaylı bir haritasının ortaya konmasına vesile olmuştur.

Restorasyon (Fransa), Temmuz Monarşisi, İkinci Cumhuriyet (Fransa), İkinci İmparatorluk (Fransa), Üçüncü Cumhuriyet (Fransa)

Milliyet 1933 kanunusani 8.pdf
Milliyet 1933 kanunusani 8.pdf

Afrika vahşi hayvan yemeği ya da bushmeat (wildmeat, game meat). Tropikal ormanlarda yemek bulmak için evcil olmayan memelilerin, sürüngenlerin, iki yaşamlıların ve kuşların avlanılmasıyla elde edilen et.

Vahşi doğada hayatta kalmak için avlanan vahşi hayvanların (maymun, lemur, köpek, yarasa vb.) etlerinin dayanıklılığını artırmak ve bu sayede uzun mesafelere taşıyabilmek, uzun süre beslenebilmek için yapılan bu besin işleme şekli günümüzde turizm ve ticari amaçlarlarla yapılmaktadır.

Şehir Perspektifinden Değerlendirme

Balıkçıların yakaladığı balıklar çeşitli biçimlerde değerlendirilir. Taze olarak tüketilecek balıklar, ya kıyıya gelir gelmez müşterilere satılır ya da buzlarla kasalara yerleştirilerek iç bölgelere gönderilir. Balıklar dilimlendikten ya da fileto çıkarıldıktan sonra dondurularak özel ambalajlar içinde satılır. Özellikle sardalya, orkinos (ton balığı), hamsi ve som balığı; konserve olarak işlenir.

Palamut, lüfer, uskumru, istavrit gibi bazı balıkların avlanmasında galsame ağı (düz ağ) kullanılır. Genellikle 1 km ya da daha uzun olan galsame ağları, bir perde gibi asılı duracak biçimde denize bırakılır. Bu avlanma yönteminde ağ ya demir ağırlık bağlanarak bir ucu dibe indirilir ya da tekneyle su yüzeyinde sürüklenir. Bu sırada ağa doğru hızla yüzen balıkların başı ağın deliklerinden geçer, ama solungaçları (eski terimiyle galsameleri) takıldığı için delikten geri çıkamaz. Tekneye çekilen ağdaki balıklar silkelenerek dökülür.

Oltayla balık avlamak ustalık ister. Avlanacak balığın bulunabileceği yeri, suyun yüzeyinde ya da dibinde mi olduğunu bilmek gerekir. Örneğin som balığı ve alabalık dışındaki bütün tatlı su balıklarını avlamak için olta dibe bırakılır. Öte yandan oltayı balığın yem aradığı yere atabilmek ya da indirebilmek gerekir. Som balığı, alabalık, gölgebalığı, tatlı su kefali ve kızılkanat avlamada yaygın olarak sinek oltası kullanılır. Yapay sineği uzağa atabilmek için kamışın çok esnek olması, ucunda da kalınca bir misina bulunması gerekir. Oltanın ucuna bağırsak ya da naylondan yapılmış 2-3 metre uzunluğunda bir beden, bedenin ucundaki iğneye de tüy parçaları, kürk, ipek ve parlak tellerden yapılmış yapay sinek bağlanır bu şekilde balık avlanır.

Ernest Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz adlı romanında, oltayla büyük bir balık yakalayan yaşlı bir balıkçının, bu balığı kıyıya çekebilmek için verdiği mücadele ayrıntılarıyla anlatılmıştır.

Bu kapsamlı analizimizde öne çıkan başlıkları özetlemek gerekirse, Antalya'nin bu alandaki potansiyeli ve mevcut dinamikleri geleceğe yönelik umut veriyor. Şehrin ivmesini okumak için güncel verileri düzenli aralıklarla takip etmek faydalı olacaktır.

Balıkçılık başlığı, Antalya için sadece bir gündem maddesi değil, aynı zamanda şehrin vizyonunu da yansıtan bir göstergedir. Bu tarz gelişmelerin toplumsal ve ekonomik yansımaları uzun vadede kendini gösterecektir.

Balıkçılık, çeşitli amaçlarla doğal ya da suni su ortamlarında balıkların ve diğer deniz canlılarının çeşitli yöntemlerle avlanması ya da yetiştirilmesidir. Balığın yanı sıra midye, karides, ıstakoz, pavurya, istiridye ve ahtapotun hatta balina gibi deniz memelilerinin avlanması da balıkçılık kapsamına girer. Gölet, havuz ya da denizlerdeki suni tesislerde balık ve diğer deniz hayvanlarının üretilmesi de balıkçılığın bir parçasıdır. Amatör balıkçılık, ticari balıkçılık, zanaatkar balıkçılık, yasadışı balıkçılık, rekreasyonel balıkçılık, kültür balıkçılığı gibi balıkçılık yöntemleri bulunur.

Deniz balıklarını avlamada kullanılan en eski yöntemlerden biri de dalyandır. Bu yöntem ilkçağlardan beri kullanılmıştır. Yakın tarihe kadar İstanbul'da Fenerbahçe ve Beykoz gibi pek çok yerde dalyanlar kurulurdu. Bu yöntemde, kıyıya yakın yerlerde ağla çevrili havuzlar oluşturulur. Havuzların ağzı açık bırakılır ve dalyanın içine balık girdiğinde ağız kısmı başka bir ağla kapatılır. Dalyandaki balıklar başka bir ağla toplanarak tekneye alınır.

Bazı dip balıklarını avlamada kullanılan yöntemlerden biri de paraketedir. Kalın bir misina (olta ipi) olan paraketenin üzerinde aralıklı olarak dizilmiş 1.000'e yakın yemli iğne bulunur. Avlanma sırasında zoka parakete deniz dibine bırakılır ve yeri şamandıralarla belirlenir. Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır. Orkinos gibi bazı yüzey balıkları ise şamandıralara bağlanan su üstü paraketeleriyle yakalanır.

Her sene 1 trilyondan fazla balık insanların tüketimi için öldürülür. Darbeli ve elektrikli sersemletme gibi bazı nispeten daha insancıl kesim yöntemleri geliştirilmiş olsa da çoğu kez balık hasadı için açık havada boğma, karbondioksit ile sersemletme veya buzlu soğutma gibi balık refahı için ideal olmayabilen yöntemler tercih edilmeye devam etmektedir.

Dip balıklarının yakalanmasında çevirme ağları da kullanılır. Bu avlanma biçiminde önce balığın yoğun olduğu bölge ağlarla çevrilir, sonra balıklar ağın torba biçimindeki bölümüne doğru sürülür.

Balıkçıların yakaladığı balıklar çeşitli biçimlerde değerlendirilir. Taze olarak tüketilecek balıklar, ya kıyıya gelir gelmez müşterilere satılır ya da buzlarla kasalara yerleştirilerek iç bölgelere gönderilir. Balıklar dilimlendikten ya da fileto çıkarıldıktan sonra dondurularak özel ambalajlar içinde satılır. Özellikle sardalya, orkinos (ton balığı), hamsi ve som balığı; konserve olarak işlenir.

Bilindiği üzere, palamut, lüfer, uskumru, istavrit gibi bazı balıkların avlanmasında galsame ağı (düz ağ) kullanılır. Genellikle 1 km ya da daha uzun olan galsame ağları, bir perde gibi asılı duracak biçimde denize bırakılır. Bu avlanma yönteminde ağ ya demir ağırlık bağlanarak bir ucu dibe indirilir ya da tekneyle su yüzeyinde sürüklenir. Bu sırada ağa doğru hızla yüzen balıkların başı ağın deliklerinden geçer, ama solungaçları (eski terimiyle galsameleri) takıldığı için delikten geri çıkamaz. Tekneye çekilen ağdaki balıklar silkelenerek dökülür.